Nöropatik ağrı, vücudun ağrı iletim sisteminin kendisinin hasar görmesi veya düzgün çalışmaması sonucu ortaya çıkan, alışılagelmiş ağrı kesicilere dirençli, kompleks bir kronik ağrı tablosudur.
Normal bir ağrı, vücuttaki bir doku hasarına (yaralanma, yanık vb.) verilen sağlıklı bir tepkiyken; nöropatik ağrıda sinir liflerinin kendisi hatalı sinyaller gönderir. Hastalar bu durumu genellikle “elektrik çarpması”, “yanma”, “donma” veya “iğne batması” gibi çok spesifik ve şiddetli duyularla tanımlarlar. Sinir sistemindeki bu hassasiyet, bazen hafif bir dokunuşun (allodini) bile dayanılmaz bir acıya dönüşmesine neden olabilir. Uzman cerrahi vizyonumuzda amacımız, bu hatalı sinyallerin kaynağını tespit ederek sinir iletimini normalize etmektir.
Nöropatik ağrının kökeninde genellikle geçirilmiş bir travma, sinir sıkışması, diyabet gibi metabolik hastalıklar veya omurga operasyonları sonrası oluşan doku yapışıklıkları (skar) yer alabilir. Bu ağrı tipi, sadece fiziksel bir rahatsızlık değil; uykusuzluk, yorgunluk ve yaşam sevincinin azalması gibi psikolojik etkileri de beraberinde getiren bir süreçtir. Tedavi yaklaşımımızda, ağrıyı sadece “maskelemeyi” değil, ağrının nörolojik kaynağını hedef alan çok yönlü ve modern yöntemleri benimsiyoruz.
Nöropatik ağrı yönetiminde başarı, doğru teşhis ve basamaklı tedavi planlamasından geçer. Eğer ağrı ilaç tedavisine ve fizik tedaviye yanıt vermiyorsa, devreye modern girişimsel ağrı tedavileri girer. Bu noktada uyguladığımız Sinir Blokajları, Radyofrekans Termokoagülasyon veya Epidural Enjeksiyonlar, ağrı sinyalini doğrudan kaynağında durdurmayı hedefler. Amacımız, hastanın yaşam kalitesini hızla artırırken, yan etkileri yüksek olan uzun süreli ilaç kullanımını minimuma indirmektir.

Normal (nosiseptif) ağrılar genellikle hareketle artan, sızlayıcı veya künt ağrılardır. Nöropatik ağrı ise tipik olarak geceleri artan, ani elektrik çarpması gibi saplanan, yanıcı karakterde olan ve dokunmaya karşı aşırı hassasiyet (hafif bir kumaşın değmesinin bile acıtması) gösteren ağrılardır. Eğer ağrınız bu özellikleri taşıyorsa, bir sinir sistemi hasarından şüphelenilmelidir.
Nöropatik ağrı kesinlikle psikolojik değildir, fiziksel bir sinir hasarına dayanır. Ancak sinir lifleri hasar gördüğünde, normal doku hasarı için üretilen (parasetamol veya ibuprofen gibi) klasik ağrı kesiciler bu sinyalleri durduramaz. Bu ağrılar için “nöromodülatör” dediğimiz özel ilaçlar veya sinir iletimini düzenleyen cerrahi/girişimsel yöntemler gerekir.
Bu yöntemlerin kalıcılığı hastanın durumuna göre değişir; ancak genellikle aylar hatta yıllar süren rahatlama sağlarlar. Özellikle siniri çevreleyen yapışıklıkların açılması veya radyofrekans ile sinir iletiminin modüle edilmesi, hastanın kendi kendini onarma sürecini başlatabilir. Dirençli vakalarda ise “Ağrı Pili” gibi yöntemler çok daha uzun vadeli ve kalıcı çözümler sunar.