Skolyoz, omurganın sadece sağa veya sola doğru eğilmesi değil, aynı zamanda kendi ekseni etrafında dönmesiyle (rotasyon) karakterize olan üç boyutlu bir dizilim bozukluğudur.
Genellikle büyüme çağındaki çocuklarda ve ergenlerde (idiyopatik skolyoz) fark edilen bu durum; omuz asimetrisi, kalça seviyelerinde dengesizlik veya sırtın bir tarafında kabarıklık (hörgüç görünümü) ile kendini gösterir. Skolyoz sadece estetik bir sorun değil, ilerleyen vakalarda göğüs kafesini daraltarak akciğer ve kalp fonksiyonlarını dahi etkileyebilen sistemik bir sağlık problemidir. Uzman cerrahi yaklaşımımızda temel felsefemiz, omurgayı sadece “düzeltmek” değil, vücut dengesini ve fonksiyonel hareket kapasitesini en sağlıklı seviyede yeniden inşa etmektir.
Tedavi planlamamızda, eğriliğin derecesi (Cobb açısı), hastanın kemik gelişim evresi ve eğriliğin ilerleme hızı en ince ayrıntısına kadar analiz edilir. Her skolyoz vakası cerrahi müdahale gerektirmez; korse tedavisi ve özel egzersiz programları birçok hastada eğriliğin kontrol altına alınmasını sağlar. Ancak cerrahi sınırın aşıldığı vakalarda, modern teknoloji ve mikrocerrahi prensipleriyle gerçekleştirdiğimiz müdahaleler, hastanın hem estetik kaygılarını giderir hem de omurga sağlığını ömür boyu güvence altına alır. Doku dostu cerrahi tekniklerimiz, sırt kaslarının gücünü koruyarak iyileşme sürecini hızlandıran en önemli tıbbi unsurdur.
Skolyoz cerrahisinde başarının ve güvenliğin en büyük garantisi, operasyon boyunca kullanılan ileri teknolojilerdir. İntraoperatif Nöromonitörizasyon sistemi sayesinde, omurga düzeltme işlemi sırasında sinirlerin sağlığı her saniye anlık olarak takip edilir. Bu teknolojik koruma kalkanı, cerraha en hassas manevraları dahi mutlak bir güvenle yapma imkanı verir. Amacımız, en ileri dereceli eğriliklerde bile sinir sistemini tam koruma altına alarak hastanın fonksiyonel bütünlüğünü korumaktır.

En büyük endişelerden biri olan hareket kısıtlılığı, modern cerrahi tekniklerle minimize edilmiştir. Omurganın sadece eğri olan seviyeleri sabitlenir; kalça ve boyun gibi hareketin ana kaynağı olan bölgeler korunur. Ameliyat sonrası dönemde hastalarımız eğilme, kalkma ve günlük aktivitelerini rahatlıkla yapabilirler. Hatta ağrılarından kurtuldukları için hareket kabiliyetlerinin ameliyat öncesine göre daha konforlu hale geldiğini ifade ederler.
Evet, skolyoz ameliyatı omurgadaki eğriliği düzeltip omurgayı dikey eksende yeniden hizaladığı için hastanın boyunda belirgin bir artış gözlenir. Bu artışın miktarı, ameliyat öncesindeki eğriliğin (Cobb açısı) derecesine ve düzeltme miktarına bağlıdır. Hastalarımız genellikle ameliyattan çıktıklarında boylarının birkaç santimetre uzadığını mutlulukla fark ederler.
Modern doku dostu cerrahi yöntemlerimiz sayesinde hastalarımız ameliyatın ertesi günü yürümeye başlarlar. Genellikle 3-5 günlük hastane yatışından sonra taburcu edilirler. Öğrenciler yaklaşık 3-4 hafta içinde okullarına dönebilirler. Temas gerektirmeyen bireysel sporlara 3. aydan itibaren, daha ağır ve profesyonel spor aktivitelerine ise genellikle 6. aydan sonra, uzman kontrolüyle başlanabilir.